Gazze’den Sonra (Uluslararası) Hukuktan Bahsetmek Barbarlıktır! –II-

Home/Av. Ali Rıza YAMAN/Gazze’den Sonra (Uluslararası) Hukuktan Bahsetmek Barbarlıktır! –II-

Gazze’den Sonra (Uluslararası) Hukuktan Bahsetmek Barbarlıktır! –II-

Gazze’den Sonra (Uluslararası) Hukuktan Bahsetmek Barbarlıktır! -II-

Av. Ali Rıza Yaman

. ‘Demokrasi Cephesi’

Hukuk aracılığıyla yapılan katliamların birinci elden müsebbibi olan ve son kertede Judaizm’e hizmet eden üç rejim; Londra, Washington ve Tahran Rejmleri…

‘Tahran rejimi’nin mevcut görüntüyü şu ân için bozduğu düşünülse de, işin esasında ve neticesinde durum hiç de öyle değildir.

Zira ‘Tahran rejimi’ne karakterini veren –yine zannedildiği gibi- dinî aidiyetleri değil, daha ziyade ırkî mensubiyetleri ve buna nispetle şekillenen aidiyetleridir.

Hâkim renk ve vasıf Şiî’lik gibi dursa da, Şiî’liğe rengini veren de ‘ırk’larına dair sahip oldukları aidiyetleridir.

İşte bu aidiyetlerinden dolayıdır ki, ‘Tahran rejimi’, iş, oluş ve tavır alışlarıyla ‘Demokrasi Cephesi’nin tahkim edilip bu cephenin hukuk adına katliamlar yapmasına direkt yahut dolaylı olarak çok büyük destek vermiştir.

‘Demokrasi Cephesi’, asıl cephenin ismini perdelemek için kullanılır. Bu cephenin asıl adı; ‘Anglo-Amerikan Cephe’dir.

Mezkûr cephe, kendisini evvel emirde Almanya’ya karşı konumlandırmıştır.

Çünkü Almanların o dönemlerde kendilerine has ve hususi olan bir siyaset yapma tarzları vardır. Ve bu hâl, Anglo-Amerikan Cephe için son derece tehlikelidir.

Almanların o dönem için câri olan siyaset anlayışları ‘Hayat Alanı’nda ifade ve pratiğe geçiyordu.

Sırasıyla üç temel hedefi mündemiçtir bu ‘hayat alan’ı:

Versallies Barış Anlaşması’nın sınırladığı alandan çıkış…

Almanya dışında yaşayan Almanların ‘Bir Millet Bir Devlet’ ülküsü gereğince Almanya sınırları içine alınması…

Ve nihaî aşama; Germen ırkın önderlik ettiği bir dünya imparatorluğu.

‘Irkçı’ Almanya’ya karşı ‘Demokrasi Cephesi’ Anglo-Sakson bir meydan okumayla cevap verir.

Bu meydan okumanın ilk şekli; Atlantik Beyannamesi’nde görülür.

Bu beyannameyi ‘ırkçı olmayan’ Churchill;

‘(… İngiliz dilini konuşan milletlerin bütün bu gürültü, bu kargaşalık içinde, bütün kıtalardaki çalışan büyük kitlelerin mukadderatını ele almak işine giriştikleri saati ebediyen tarihin sayfalarına geçirerek ve bu kitleleri içine düşürüldükleri sefaletten kurtarmak ve hürriyetin ve adaletin büyük yoluna tekrar sokmak için hodbinlik mânâlarından tamamiyle azade olarak sarf ettikleri halisane gayreti hatırlatacaktır.’ sözleriyle bütün dünyaya ilân eder.

 

. Atlantik Beyannamesi

Atlantik Beyannamesi, yayımlandığı dönemde daha ziyade bir propaganda metnini andırır.

Zira savaş henüz bitmemiş, ABD savaşa dahi girmemiştir.

Metin; Anglo-Amerikan kültür, anlayış ve siyaset yapma tarzını câri hâle getirmeye matuf olarak izlenecek bir siyasetin âdeta yol haritasıdır.

Beyannameye nihaî şeklini veren Britanya Başkan Yardımcısı Attlee, Churchill ve Roosevelt’tir.

Newfounland’da, Placentia Bay’de, İngiltere’nin Prince Of Walles zırhlısında, bir kilise ayininden sonra başlayan çalışmanın neticesinde son hâlini alan beyanname, 14 Ağustos 1941’de bütün dünyaya ilân edilir.

Anglo-Amerikan Cephe’nin temel mottolarını mündemiç olan Beyanname’nin;

İlk iki maddesi; toprak genişlemesine karşı çıkılmasına ve var olan statünün korunması gerekliliğine ilişkindir.

Üçüncü maddesi; ‘totaliter’ olarak adlandırılan tek parti rejimlerinin yerini serbest seçim sistemini esas alan çok partili, liberal-demokratik sisteme bırakmasını öngörür.

Dört, beş, altı ve yedinci maddeler ise; ‘Savaş Sonrası Yeni Dünya Düzeni’nde hâkim olması istenilen kapitalist ekonomik düzeni tesis etmenin gerekliliğini söyler, bunun esas ve usullerini kendince ortaya koyar.

Son madde ise; Judaizm’den beslenen, ona hizmet eden, kendini bununla mükellef görüp ‘Demokrasi’yi kılıf edinen Anglo-Amerikan Cephe’nin tanzim ettiği “Yeni Dünya Düzeni”nin güvenliğini sağlayacak olan ve artık hiçbir işlevi kalmadığı düşünülen Milletler Cemiyeti’ne alternatif teşkil eden bir örgütün kurulmasına ilişkindir.

Bahsedilen bu örgütün ismi; Birleşmiş Milletler’dir.

Birleşmiş Milletler’in kurulması sürecinde düzenlenen belli bazı zirve ve konferanslar son derece mühimdir.

Bunlar; Yalta Zirvesi, Moskova, Tahran Konferansları, Dumbarton-Oaks Önerileri ile San Fransisco BM Konferansı ve Postdam Konferansları’dır.

Etiketler: Av.Ali Rıza Yaman, Yaman Hukuk, Salih Mirzabeyoğlu, Gazze, Uluslar arası Hukuk, Barbarlık, Churchill, Roosevelt, Atlantik Beyannamesi, Yalta Zirvesi, Moskova ve Tahran Konferansları, Dumbarton- Oaks Önerileri, Postdam Konferansları

By | 2017-08-12T19:44:07+00:00 Ağustos 12th, 2017|Av. Ali Rıza YAMAN|0 Comments

About the Author: