Gazze’den Sonra (Uluslararası) Hukuktan Bahsetmek Barbarlıktır! –III-

Home/Av. Ali Rıza YAMAN/Gazze’den Sonra (Uluslararası) Hukuktan Bahsetmek Barbarlıktır! –III-

Gazze’den Sonra (Uluslararası) Hukuktan Bahsetmek Barbarlıktır! –III-

‘Gazze’den Sonra (Uluslararası) Hukuktan Bahsetmek Barbarlıktır’-III-

Av. Ali Rıza Yaman

 

. Yalta Zirvesi

M. Lipset, ‘Siyasi İnsan’ kitabında; ‘Bir ulusun hâli vakti ne kadar yerindeyse demokrasiyi yaşatma şansı o kadar yüksektir.’ diyor.

‘Mutlaka yaşatılması gereken’ demokrasinin ‘hâli-vakti yerinde olan ülkeler’ce ‘hâli-vakti yerinde olmayan ülkeler’e ihraç edilmesi sürecinde yapılan Yalta Zirvesi son derece mühimdir.

Meşhur Normandiya çıkarması yapılmış, Fransa kurtulmuş ve Almanya her ân teslim bayrağını çekecek bir hâle gelmiş…

İşte bu zaman diliminde Britanya, Amerika ve Sovyet Rusya Yalta’da buluşmaya karar verir.

Yalta Zirvesi’nden önce Moskova ve Tahran Konferansları yapılmış, Dumbarton-Oaks Önerileri üzerinde çalışılmıştır.

Bu zirve, detaylar üzerinde konuşmanın zirvesidir.

Detayların konuşulduğu bir zirve olsa da, Yalta’da Sovyet Rusya ile Anglo-Amerikan Cephe arasında gün yüzüne çıkan pek bir problem yoktur.

Bilâkis; Sovyet Rusya’ya karşı özellikle Amerika kamuoyunda büyük bir sempati vardır.

Hatta o kadar ki; ‘faşist Almanya’ya karşı büyük bir mücadele verdiği düşünülen Kızıl Ordu ‘kahraman ve şerefli bir ordu’, Stalin de ‘Joe Amca’ olarak anılıyordu.

Üçünün de ilk plânda ortak düşmanları aynıydı: Almanya ve bütün ‘faşist, totaliter’ rejimler.

Üçünün de ortak hedefleri aynıydı: Demokratikleşme…

Roosevelt, Churchill ve Stalin kafa kafaya verir ve bir demeç yayınlarlar… Atlantik Beyannamesi’nin ruhuna uygun olarak hazırlanan bir demeçtir bu.

Yani; her milletin hükümet şeklini kendisi seçme hakkının, mütecaviz devletler tarafından kendilerinden zorla alınmasının ardından, bu hakların milletlere tekrar iadesi esastır.

Bu çerçevede aslî gaye; ‘Kurtarılmış milletlerin son faşist bakiyelerini ortadan kaldırmak ve milletin azimlerine uygun demokrasi müesseselerini mümkün kılacak nizamı kurmak’ olmalıdır.

Aynı demeçte; ‘Nazi Almanyası’nın hakimiyetinden kurtarılmış milletlerle, Mihver’e eski peyki Avrupa memleketlerinin, siyasi ve iktisadi sorunlarının demokrasi usulleriyle halletmeye yardım etme’nin zaruri olduğu da vurgulanmıştır.

Diplomatik ve kulağa son derece hoş gelen ifadelerle gizlenen, gizlenmek istenen gerçek, mezkûr devletlerin âli menfaatleri doğrultusunda özelikle savaş sonrasında yeniden şekillenen toprakların dağıtılması ve bu toprakların yönetiminin demokratikleşme ön plâna çıkarılmak suretiyle ilgili devletlere verilmesidir.

Yani; demokratik sömürgeleştirme.

Demokrasi esaslı ve kamuflajlı bir işgali öngören bu zirvenin bir diğer önemli hususiyeti; ABD’nin ‘Müttefikler’ adına San Fransisco’da Birleşmiş Milletler Konferansı’na katılacak ülkelere gerekli çağrıyı yapmanın kararlaştırılmasıdır.

 

. San Fransisco Birleşmiş Milletler Konferansı

1 Mart 1945’e kadar Almanya ve Japonya’ya savaş açan ve Atlantik Beyannamesi’nin ruhuna uygun olarak hazırlanan Birleşmiş Milletler Beyannamesi’ne imza atan ülkeler, bu konferansın iştirakçileridir.

Başı çeken yine üç ülkedir: Britanya, Amerika ve Sovyet Rusya… Ancak Britanya savaştan nispeten daha yorgun çıktığı için geri plândadır.

Konferans 25 Nisan’da çalışmaya başlar. Özellikle ‘Kurtarılmış Avrupa’nın topraklarına dair hususlarda Amerika ve Rusya arasında belli-bazı anlaşmazlıklar gün yüzüne çıkar.

Ancak ortak hedef olan ‘demokratikleşme’den, yani sömürgeleştirmeden taviz verilmez.

‘Yeni Dünya Düzeni’ni ilân eden metin mezkûr devletlerce imzalanır ve Başkan Truman’ın; ‘(…) şimdi imzalamış olduğumuz Birleşmiş Milletler Anayasası, üzerine daha iyi bir dünya kurabileceğimiz sağlam bir temeldir.(…)’ sözleriyle bütün dünyaya ilân edilir.

Bu ilândan sonra Rusya, Amerika ve Britanya,  Postdam Konferansı’nda bir araya gelir.

 

. Postdam Konferansı

Postdam  Konferansı da aynı gayeye matuftur: Demokrasiyi dünyaya egemen bir rejim hâline getirmek.

Bu konferansın yapıldığı sırada, 30 Nisan’da Hitler intihar eder, 1 Mayıs’ta da ‘faşist’ Almanya teslim olur.

Bütün dünyayı demokratikleştirmenin önündeki en büyük engellerden biri olan ‘son faşist’ de ortadan kalkmıştır artık.

Postdam Konferansı’nın bir diğer önemli hususiyeti; Sovyet Rusya’nın Türkiye’den toprak talebinde bulunmasıdır.

Aynı Sovyet Rusya Yalta Zirvesi’nde ‘Boğazlar Meselesi’ni gündeme getirmişti…

İki Gürcü profesörün tezlerine dayanarak Türkiye’nin Doğu bölgesinden toprak talebinde bulunan Rusya’nın bu talepleri, Türkiye’nin ‘demokratikleşme cenderesi’ne girme sürecine ivme kazandırmıştır.

Etiketler: Av. Ali Rıza Yaman, Yaman Hukuk, Gazze, Uluslar arası Hukuk, Barbarlık, Salih Mirzabeyoğlu, Churchill, Roosevelt, Stalin, Yalta Zirvesi, Hitler, Dumbarton- Oaks Önerileri, Postdam Konferansları

 

By | 2017-08-12T19:43:37+00:00 Ağustos 12th, 2017|Av. Ali Rıza YAMAN|0 Comments

About the Author: