Hangi Ahlâk Hangi İktisat

Home/Av. Ali Rıza YAMAN/Hangi Ahlâk Hangi İktisat

Hangi Ahlâk Hangi İktisat

“Hangi Ahlâk? Hangi İktisat?”

Dr. Mehmet Genç

(25/10/ 2009)

– Konferans İlân Metni-

Av. Ali Rıza Yaman

 

Kartezyen endişe ile malûl olan Batı, takriben 500 yıl önce ‘müteal olan’ı dünyadan dehleyip, ‘akıl’a bir aşkınlık atfetmeye kalkar.

Kesinlik kaygısı; doğaya egemen olma isteğini, bu istek de iktisadî faaliyeti sömürme esaslı anlamayı beraberinde getirir.

Emek ve toprak, kapitalist üretim ilişkileri içinde ifade edilir.

Birbirini besleyen süreçler hâlinde, kapitalizm rasyonalizmi, rasyonalizm de kapitalizmi besler, büyütür, geliştirir…

İktisadî ve teknolojik terakkî, yegâne ideolojik vahit olarak belirir.

Bu süreçte yanlışlar müntehasında kendi doğrularını da üretir.

Bu ‘doğru’lar derinleşir.

Yanlışın doğurduğu doğrular o kadar derinleşir ve kartezyen aklın neticesi olduğu için tabiatı icabı o kadar parçalanır ki, meselâ, “yahu iktisad ne işe yarar, aslî gayesi nedir?” diye sormak akıldan bile geçmez.

İktisadın temeli; en temel insanî ihtiyaçlar olan yemek, giynmek ve barınmak iken ve bu âdeta bedahetken niçin ‘iktisat ne işe yarar?’ sorusu sorulamamıştır?

‘Müteal olan’ı akla aykırı olarak tavsif edenler, kendi mitoslarını meydana getirmekte gecikmemiştir.

En ‘akla aykırı’ mitoslardan biri olsa da, egemen iktisat teorisine nispetle mesele konuşan iktisatçılar eliyle rasyonalize edildiğinden dolayı, bir mitostan ibaret olduğunu görmek için onca zamanın geçmesi gereken motto malûm:

“Herşeyin kendiliğinden geliştiği eksiksiz piyasa ekonomisi ve bunun düzeni.”

Yani?

“Liberal ekonomi ve bunun düzeni olan demokrasi”

Batılı iktisatçıları anlam kaymalarının baş aktörlerinden biri olarak yaftalarsak haksızlık etmiş olmayız…

Bir misâl:

Birkaç yıl önce Figaro gazetesinde çıkan bir başlık:

Liberalizmin üstünlüğü matematik olarak ispat edildi!”

Bunu ispat ettiğini söyleyen, daha doğrusu bunu söylediği şayia hâlinde dolaşan kişi; Fransız asıllı ve Nobel ödüllü Amerikalı iktisatçı Gerard Debreu’dür…

Debreu; matematiğin (-yine bir aldatmaca hâlinde) olduğu söylenen nesnelliğine sığınarak ‘yöntemsel bireycilik’ usulüyle iş gören bir iktisat teorisyeni…

Kendi doğrularını üreten yanlışlar içinde fikir serdetmek suretiyle, egemen iktisat teorisinin akla aykırılıklarını daha bir görünmez kılan bu şahısların zâtî itibariyle bir değeri olmayabilir belki.

Ancak; egemen iktisat söyleminin dününü ve bugününü kritik etmek ve ideolojik sahtekârlıkları ‘bilimsel’ kılıflarla ifade etmek suretiyle tahayyülî olan gerçeklerin nasıl rasyonalize edildiğini anlamak açısından son derece değerlidir.

Peki yanlışlar kendi doğrularını üretti diye bu doğruları yok mu saymalı?

Tabi ki hayır. Ki zaten bu, günümüzde pek de mümkün değil.

Zira, artık iktisat, ‘yeme, giyinme ve barınmak’a cevap veren bir ilim olmaktan çıkmış, başlı başına ve bizatihî bir siyasal felsefe hâline gelmiştir.

Çağın ihtiyacı; fert ve toplum meselelerine, her şeyi parçalayan kartezyen aklın tam tersine, bir bütüne nispetle çözüm üretmekse şayet, o zaman gereği yapılmalı.

Bu gerek yerine getirilmiş, bütün ve kurtarıcı fikir devletlik çapta ortaya koyulmuşsa, o zaman; varlık, bilgi, akıl, şuur, zaman ve bunların toplamı hâlinde insana izah getiren o ‘bütün’e nispetle mesele konuşmalı.

İktisatçılar mesele konuşmaya yeni iktisattan başlamalı…

‘Yeni iktisat’?

Batı hayat tarzının alternatifinin bulunmadığı zannında olan Sarkozy’nin bile; ‘Evet kapitalizmin ahlâkı yoktur. Ve evet; şimdi kapitalizme yeni bir ahlâk kazandırmak gerekir.’ dediği bir vasatta yeni iktisadın temelinin ahlâk olması gerektiği bir bedahet hâlinde ortadadır.

Peki hangi ahlâk?

Öyle ya; ahlâk var, ahlâk var…

Ahlâk, hâdiseler karşısında takınılan ‘nasıl’ tavrıysa ve son kertede bir tercihse o zaman biz de bir tercih yapmak durumundayız.

‘Yeni iktisad’ın üzerinde yükseleceği ahlâkî temel/ tercih şu söz olabilir mi:

“Açlık giren evin arka kapısından iman ve ahlâk çıkar.”

Buna verilecek cevap ‘evet’se şayet; çilesi çekilmemiş doğruların başına çökmeden, mevzuu tafsilâtlandırmak, temellendirmek ve bütün bunları ‘Yeni Devir’e uygun bir formda ifade etmek gerekmektedir kanaâtindeyiz.

‘Yeni iktisad’ın şekillenmesinde hem teoriysen ve hem de pratisyen hüviyetiyle rol alacağını umduğumuz Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mehmet GENÇ bu zor işi başaranların başında gelmektedir…

Yeni Devir Hukukçular Derneği olarak; belirttiği keyfiyetiyle istifade edilmeyi bekleyen bir değer olan ve belki de bu yüzden Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu tarafından ‘gerçek bir kahraman’ olarak tavsif edilen sayın hocamızı dinlemekten büyük bir zevk alacağız.

Herkesi bu zevki paylaşmaya bekleriz…

 

Av. Ali Rıza YAMAN

Yeni Devir Hukukçular Derneği Başkanı

 

 

Etiketler: Av. Ali Rıza Yaman, Yaman Hukuk, Yeni Devir Hukukçular Derneği, Mehmet Genç, Salih Mirzabeyoğlu,  Hukuk, Ahlâk, İktisat, Gerard Debreu, Sarkoy, Figaro

By | 2017-10-24T21:15:30+00:00 Ağustos 12th, 2017|Av. Ali Rıza YAMAN|0 Comments

About the Author: